kutsalkitaplardahazretimehdi
 

 

SONUÇ:

ALLAH VAADİNDEN GERİ DÖNMEYENDİR 


Hz. Mehdi (as)'ın gelişi konusu İbrahimi dinlerin tarihinde, her dönem önemli bir yer tutmuştur. Her dinin kendi kutsal kaynaklarında, vasıflarıyla, yardımcılarıyla, devrinin özellikleriyle ve yapacağı icraatlarla, ayrıntılı olarak tarif edilen Hz. Mehdi (as)'ın gelişi, iman edenler arasında coşkulu bir müjde konusudur.

Mehdi (as)'ın ortaya çıkışının çok yakın olduğunu ise, bu alametlerin yoğun olarak, birbiri ardınca yaşanmasından anlayabiliyoruz. Fitne ve bozgunculuğun, çatışma ve savaşların, ahlaksızlık ve dinsizliğin, hiçbir dönemde olmadığı kadar yaygınlaşması, dejenerasyonun adeta doruk noktasına ulaşması, Hz. Mehdi (as)'ın çıkışının an meselesi olduğunu göstermektedir. Ancak yaşanan tüm bu olumsuzluklar, suyun ateşi söndürmesi gibi, Hz. Mehdi (as)'ın çıkışı ile son bulacak ve Allah muhakkak, müminleri "... yeryüzünde güç ve iktidar sahibi kılacak, kendileri için seçip beğendiği dinlerini kendilerine yerleşik kılıp sağlamlaştıracaktır." (Nur Suresi, 55)

Hz. Mehdi (as) ile aynı dönemde yeryüzüne ikinci kez gelecek olan Hz. İsa (as) ise, özellikle Hıristiyan dünyasına hitap edecek, onları içine düştükleri hurafelerden sıyrılıp Kuran ahlakını yaşamaya çağıracaktır. Hıristiyanların Hz. İsa (as)'a uymasıyla birlikte İslam ve Hıristiyan alemi İslam inancında birleşecek ve dünya her üç İbrahimi dinin Kutsal Kitaplarında -Kuran'da, Tevrat'ta ve İncil'de- vaat edildiği gibi, dünyanın her yerine hakim olacak iman dolu, barış, güven ve refah ortamında yaşayacaklardır.

Bu müjdeli gelişmelere karşı batıl bir mücadele içinde olanlar ise, kaderlerindeki yenilgiye şahit olacaklardır. "O, suçlu-günahkarlar istemese de, hakkı gerçekleştirmek ve batılı geçersiz kılmak için (böyle istiyordu.)" (Enfal Suresi, 8) ayetinde bildirildiği gibi, kesin olarak Allah'ın istediği olacaktır. Din ahlakının yayılmasına direnenlerin durumu, Kuran'da şöyle açıklanmaktadır:

İnkar edenler ise; onların amelleri dümdüz bir arazideki seraba benzer; susayan onu bir su sanır. Nihayet ona ulaştığında bir şey bulamaz ve yanında Allah'ı bulur... (Nur Suresi, 39)

Hz. Mehdi (as)'ın vesilesiyle imana yönelecek ve onun liderliğinde Altınçağ'ı yaşayacak insanlar, Allah'ın izniyle çok şerefli bir döneme tanık olacaklardır. Bolluğuyla, bereketiyle, konfor ve huzur dolu ortamıyla, her Müslüman'ın ulaşmak isteyeceği bu dönem, iman eden insanlar için dünya hayatında çok üstün bir mükafattır. Altınçağ'da anarşi, terör, kargaşa, düşmanlık ve şiddetin tümüyle kalkması sonucunda, yaşanacak olan barış ve esenlik dolu hayatla, insanlar dünyada Cennet benzeri bir ortama kavuşacaklardır.

Allah'ın müminlere bu lütfu, Kuran'da "Kim Allah'ı, Resûlü'nü ve iman edenleri dost (veli) edinirse, hiç şüphe yok, galip gelecek olanlar, Allah'ın taraftarlarıdır." (Maide Suresi, 56) ayetiyle bildirildiği gibi Rabbimiz'in bir vaadidir. Ve "...Allah va'dinden geri dönmez..." (Rum Suresi, 9) Bir başka Kuran ayetinde ise Rabbimiz şöyle buyurmaktadır:

Şüphesiz, size vaat edilen gerçekleşecektir. (Mürselat Suresi, 7)